Web sitemize hoşgeldiniz.

Oğuz Atay Kimdir?

Oğuz Atay kaybettiklerimizin müjdecisi, sefil gülüşüyle Olric’in bilmişliği ve yarım kalan bir hayatın son mektupçusudur. Türk Edebiyatının dönüm noktasıdır Oğuz Atay. yalan ve yamalak cümlelerinden derlenen Tutunamayanlar, bir asker disiplininde çürüyen hayatın Tehlikeli Oyunlar’ı, kahrolası bir beyin tümörüdür.

1934 yılında, Kastamonu – İnebolu’da doğdu Oğuz Atay. Babası Cemil Atay, Kastamonu milletvekiliydi. Varlıklı bir ailede, iyi bir eğitim aldı ve İTÜ İnşaat Mühendisliğini bitirdi. Mezun olduktan 3 yıl sonra da Yıldız Teknik Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. İşte Oğuz Atay’a ayrılan koca bir hayatın özeti budur. Birkaç satıra sığmakla yetinebilecekken insan ne diye Tutunamayanlar’ı yazar?

Tutunamayanlar, 1970 TRT Roman Ödülü almasıyla edebiyat dünyasına hızlı bir giriş yaptı. O güne kadar yazılmış en cesur ve en melankoli Türk Edebiyatı eseriydi. kendine has üslubuyla okuyucuya keyifsiz yaşamından, yalnızlığından ve hayatın kapalı tarafından bahseden Oğuz Atay, bu kadarıyla yetinmedi. 1973 yılında “albayımız” ile tanışmamız için Tehlikeli Oyunlar’ı yayınladı. Hikayelerini toparladığı “Korkuyu Beklerken” kitabı ve üniversite hocası Mustafa İnan’ı anlattığı, biyografik eser “Bir Bilim Adamının Romanı” kitabı ile raflara yerleşti. Yazdıkları kendi zamanında çokça tartışıldı, eleştirildi. Öyle eleştirilere tabii tutuldu ki, Ne yazdığını kendisi bile bilmiyor, yazarım diye geçiniyor. Ancak laf salatası yapabilir bu adam gibi sözleri dahi duydu. Şunu gerçek bir egoistlik ile söyleyebilirim ki “Oğuz Atay’ı herkes anlayamaz.”

Az gökyüzü, diyor Oğuz Atay, insanlığın neden bu kadar çaresiz bir durumda olduğunu açıklarken. Selim ve Turgut ile başlayan hayat kovalamacamız ancak bir trenin son vagonuna yetişirmiş. Ve ekliyor, Beni öldükten sonra değil; yaşarken anlayın, diye. Bir beyin tümörü yüzünden 13 Aralık 1977’de, son sözleri olan, Daha ölmedim, sevinmeyin! ile aramızdan göçtü gitti. Gerçekte ölünce mi gitti yoksa çok önceden gitmiş miydi? Asla bilinmez.

Postmodern edebiyatın ilk Türkçe yazarı olarak kabul ediliyor Oğuz Atay. Her ne kadar dönemin şartları göz önüne alındığında bir “Yeraltı Edebiyatı” yazarı olsa da. Hakkında halen araştırma yazıları yazılıyor, kitapları tartışılıyor. Her kelimesinde bir yaşanmışlığı çığıran kitapları, hikayeleri ve o melun durgunlu asla unutulmayacak.

Ben, Oğuz Atay’ı anlatamam. Onu kendiniz anlamalısınız. Ben buradayım, sevgili okuyucum. Sen neredesin? diye davet ediyor Oğuz Atay sizi. O yaşarken yetişemedik, en azından öldükten sonra olsun yad edelim.

Etiketler:

ZİYARETÇI YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ